Ülkemizde 1900'lü yılların başına kadar yüksek din öğretimi medreseler tarafından yürütülmekteydi. 1 Eylül 1900'da açılan Dârülfünûn-ı Şahane isimli yükseköğretim kurumu, İlahiyat, Fen ve Edebiyat olmak üzere üç fakülteden oluşmaktaydı. Fen ve Edebiyat böülmlerinde eğitim süresi 3 yıl, Ulûm-ı Aliye-i Diniye’de (İlahiyat) ise 4 yıl olarak belirlenmişti. Söz konusu yükseköğretim kurumu, Cumhuriyet’in kurulmasından sonra 1933 yılına kadar İstanbul Dârülfünûnu adıyla varlığını sürdürmüş, 1933 yılında yapılan üniversite reformuyla İstanbul Üniversitesi adını alarak günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.

1924 yılında Dârülfünûn’da açılan İlahiyat Fakültesi ise yalnızca 9 yıl varlığını sürdürebilmiş, sözü edilen İlahiyat Fakültesi türlü gerekçeler ileri sürülerek 1933 yılına gelindiğinde tamamen kapatılmıştır. 1933 yılından 1949'da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi açılana kadar, ülkemizde yüksek din öğretiminden söz etmek mümkün değildir. 1959 yılında bugünkü adıyla Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi olan İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü, hem Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanları hem de Milli Eğitim Bakanlığı'na öğretmen yetiştirmek amacıyla eğitime başlamıştır.

İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nün açılışından sonra, sırasıyla 1962'de Konya'da, 1965'te Kayseri'de, 1966'da İzmir'de, 1969'da Erzurum'da, 1975'te Bursa'da, 1976'da Samsun'da ve son olarak 1980'de Yozgat'ta Yüksek İslam Enstitüleri açılmıştır. Ayrıca, 1971 yılında kurulan Erzurum İslami İlimler Fakültesi, 1972 yılında eğitim-öğretime başlamıştır. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından ülke genelinde yaşanan birçok değişiklik yüksek din öğretimini de etkilemiştir. Bu bağlamda 1982 yılında alınan bir kararla, tüm yüksek din öğretimi kurumları ilahiyat fakültelerine dönüştürülmüştür.

Yüksek İslam Enstitülerinin ilahiyat fakültelerine dönüştürülmesinden sonra açılan ilk ilahiyat fakültesi, önceleri Gaziantep Üniversitesine bağlı olarak 1987 yılında açılmış olan Şanlıurfa İlahiyat Fakültesi’dir. 27 Haziran 1987 tarihinde 3389 Sayılı Kanun’la kurulan fakülte, 1988–1989 Akademik Yılında Şanlıurfa’da öğrenime başladı. Fakülte, 3 Temmuz 1992 tarihinde Harran Üniversitesi’nin kurulmasıyla bu üniversiteye bağlı bir birim olarak faaliyet göstermeye başladı.

Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Harran Okulu'nun ilim mirasını günümüze taşıma gayretinde olmuştur. Bu amaçla 2006 yılında "Bilim, Din Ve Felsefe Tarihinde Harran Okulu Sempozyumu", 2016 yılında ise Harran Ulu Camii kalıntılarında "İslâm Târihi ve Medeniyetinde Harran Sempozyumu" gerçekleştirilerek Harran Okulunun İslam Medeniyeti'ndeki önemine vurgu yapılmış, Harran'da kurulan ve üniversitemizin de köklerinin uzandığı ilk üniversitenin restorasyon çalışmalarına başlanmasında etkili olmuştur.  

Neden Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi?

•             Bilimsel araştırma ile geleneksel bilgiyi harmanlayan bir eğitim anlayışı

•             Lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde güçlü akademik kadro

•             Diyanet ve MEB iş birliğiyle geniş istihdam alanları

•             Topluma duyarlı, çok yönlü ve etik değerlere bağlı bir eğitim ortamı

•             Şanlıurfa’nın kültürel ve tarihsel zenginliğinden beslenen özgün bir akademik atmosfer

•             5 Yıllık YÖKAK Akreditasyonu